Ankara Kalesi

12 Ekim 2012 tarihinde Ankara Kalesi

Ankara Kalesi ile Çengelhan Rahmi Koç Müzesi karşı karşıya ye alıyor. Bir günlük gezi programına bu gezi noktalarını seçebilir, kaleden başlayan yolculuğunuzu, Çengelhan’da mükemmel bir akşam yemeği ile noktalandırabilirsiniz.

Ankara Kalesi’nin ana girişi olan Hisar Kapısı’nın sol burcunda göze çarpan tarihi Ankara Saat Kulesi’ni incelemeyi unutmayın.

Kitabesinde yazanlara göre Ankara’nın o dönemki valisi Sırrı Paşa tarafından Hacı Süleyman Refik Efendi gözetiminde yaptırılan yapı bir çana sahiptir. Çanın üzerinde 1884 yılında “Louis Edel” tarafından Strasbourg’da yapıldığı yazdığı için kulenin de orada yapıldığı düşünülmektedir. Kule 2007 yılında restore edilmiştir.

Hisar kapısından giriş yaptıktan sonra kale içirisinde gördüğüm çok sayıda ev bende şaşkınlık uyandırdı. Ankara kalesinde boş yer kalmayacak şekilde her yer mesken edilmiş. Yapılar arasında eski olanlar için restorasyon çalışmaları başlatılmış. Ankara’da Hamamönü ve Ulucanlar Cezaevi Müzesi gibi başarılı projelere imza atan Altındağ Belediyesi burası için neden bu kadar zamandır bekliyor anlayabilmiş değilim.

Kısa bir ilerlemenin ardından iç kalenin giriş kapısına ulaşılıyor, burada Ankara manzaralı güzel bir kafe yer alıyor ancak kapısı bugün kapalı. Burada satılık hediyelik eşyalar ile süslenmiş merdivenlerden kalenin üst kısmına ulaşıyorsunuz.

Kale üst kısımında önümüze hemen büyük meydan beliriyor.

Hafta içi bir gün bu ziyareti gerçekleştirdiğim için yabancı birkaç turist dışında ziyaretçi bulunmuyor. Fotoğrafta görülen Alman gençler ise surun üstüne oturup fotoğraf çekmeye başlıyor. Adım atar atmaz hemen oturup fotoğraf çekmeleri daha önceden buraya geldikleri ve önceden alınmış bir karar ile yeniden uğradıklarını gösteriyor. Kale etrafında bulunan tarihi evlere, manzaraya şöyle bir bakınca güzel bir seçim yaptıklarını düşünüyorum. Daha sonra bende fotoğraf çekimi için buraya gelmeye kara verdim.

Kale gezisinde sadece iki küçük oda görebildim. Küçük penceleri olan bu odalara insanlar tarafından tuvalet olarak kullanılıyor ki içerisinde oluşan kokudan dolayı adım atamıyorsunuz.

Ve ziyaretçiler artmaya başlıyor.

Kale’nin Türk bayrağı asılı olan diğer tarafının kapalı olduğunu ve sadece bazı özel günlerde ziyarete açıldığını önceden okumuştum. Bu kısmı araştırmak ve genel bir Ankara Kalesi gezisi programı hazırlayarak tekrar dönmek üzere gezimi burada noktalıyorum.

Kalede herhangi bir güvenlik görevlisi bulunmuyor Büyük çoğunluğu yabancı olan günde yüzlerce ziyaretçiyi ağırlayan kale başıboş bir durumda, korumasız Saten yerli halk tarafında bu mahallelerin güvenli omadığı biliniyor. Herhangi bir olayda müdahele edecek ve koruma sağlayabilecek güvenlik ekibinin olmaması nasıl bir düşüncesizlik anlamıyorum.

Ankara Kalesi Tarihçesi ;

Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Kentte askeri bir garnizon bulunduran Hititler tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Ama bu düşünce arkeolojik verilere dayanarak doğrulanmamıştır. Hititlerden bu yana hep aynı yerde bulunan, Romalılar, Bizanslılar ve Selçuklular dönemlerinde birçok kez onarılan Ankara kalesi, tepenin yüksek bölümünü kaplayan iç kale ve çevresini kuşatan dış kaleden oluşur (dış kalenin 20’ye yakın kulesi vardır). Dış kale eski Ankara şehrini çevirir.

İçkale’nin güneydoğu köşesinde ise kalenin en yüksek yeri olan Akkale (Halk arasında Alitaşı)yer alır. Dört katlı olan iç kale Ankara taşından ve toplama taşlarla yapılmıştır. İç kalenin iki büyük kapısı vardır. Biri dış kapı, diğeri ise hisar kapısı adını taşır. Kapı üzerinde bir de İlhanlılar’a ait kitabe bulunur. Kuzeybatı kısmında Selçukluların yaptırdığını gösteren bir yazı bulunmaktadır.

Bugün kale içindeki değişik dönemlerden kalmış birçok eski Ankara Evi bulunmaktadır. Kaleiçi Mahallesi’nde bulunan eski Ankara evleri, sur duvarları ile çevrili dar ve dik bir alanda konumlandıkları için, planları dar alanlardan en çok faydalanmayı gözeterek yapılmış. İki ya da üç katlı olarak ahşap, kerpiç ve tuğladan inşa edilmişler.

17.yüzyılın ortasına doğru, 1640 yılında Ankara’ ya gelen Evliya Çelebi, kenti ve kentteki yaşamı ayrıntılı biçimde anlatmaktadır. Evliya Çelebi önce ünlü Ankara Kalesinden söz eder. “Ankara’nın yüksek bir dağın tepesine dört kat beyaz taştan yapılmış sağlam bir kalesi vardır. Kale iç içe üç kat surlarla çevrilidir. İç kalenin çevresi kayalıktır. Bu yalçın kayalardan kaleye tırmanmak çok zordur. İç kalede topları çeşitli silahlar, cephane ve 600 ev bulunur. İç Kale aşağılarda ikinci sıra surlarla çevrilidir. Dağın eteklerinde ise üçüncü sıra dış surlar yer alır. Bu dış surlarla tüm kent güvenlik altına alınmıştır.”

 

Ankara Kalesi etrafında gezebileceğiz çok sayıda güzel müze ve yer bulunuyor. Çengelhan Rahmi M. Koç müzesi hemen kalenin karşısında yer alırken, çevrede Anadolu Medeniyetler Müzesi, Hacı Bayram Cami ve Türbesi, Agustus Tapınağı, Julian Sütunu, Birinci ve İkinci TBMM müzeleri vs. bulunuyor.

“Ankara Kalesi” üzerine 6 yorum.

    1. Sende cümlene büyük harf ile başlayıp, cümle sonuna nokta koymamışşın…Üşenmedim sana bunu yazdım yaa.

  1. EMEĞİNE SAĞLIK.
    KALEYİ 24.10 2013 TARİHİNDE GEZDİM.GERÇEKTEN KORUMASIZ VE BAKIMSIZ.ALTINDAĞ BELEDİYESİ VE BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ VEDE KÜLTÜR BAKANLIĞI UYUYOR.
    DAHA NE DİYEYİM ANLAYAN ANLADI…

Bir Cevap Yazın