Safranbolu Gezisi 1. Gün

14 Aralık günü bir günlüğüne bisikletim ile birlikte Safranbolu’ya giderek gezmek ve akşam tekrar dönüş yapmak istiyordum. Bir gün içerisinde gezebildiğim kadar noktayı gezerim diye düşünüyordum.

Gezinin heyecanı ile uyku uyuyamadan sabah 6.15 gibi evden çıktım ve otogara doğru hızla pedallamaya başladım. Henüz güneş doğmadığı için karanlık hava, sabahın ayazı ve yolların sessizliği harikaydı. 🙂

Bisiklet dostu Kamil Koç ile yolculuğum başladı. Otobüs muavini çok ilgili bir arkadaştı ve yolculuk boyunca bayağı muhabbet ettik. Karabüğe yaklaşırken hava biraz kar yağışlıydı ama benim için bir önemi yoktu. Gezmeye geldim ve gezecektim.

Saat 10.00 civarında otogarda iniş yaparak bagajdan aldığım bisikleti ayarlamaya başladım ve ilçe turizm bürosuna doğru yol aldım. İlçe turizm bürosu haritada yanlış işarretlenmişti ve etrafıma baktığımda burayı fotoğraflarda görülen Safranbolu’ya benzetemiyordum. Bulunduğum yer yeni çarşı olarak adlandırılıyordu ve etrafta hiç tarihi ev görünmüyordu. Google Haritalar’da kayıtlı ilçe turizm bürosu numarasını arayarak yol tarifi istedim. Tarihi çarşı merkezine ulaşmam gerektiğini ve bulunduğum bölgeden bir kaç kilometre uzakta bulunduklarını söylediler.

Tarihi çarşı merkezine doğru ilerledikçe Safranbolu’nun büyüleyici güzelliği de yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Tarihi evler, köprüler, yollar, camiler ve kanyonlar.

safranbolu

safranbolu-ev

tarihi-carsi

Burada ilk işim turizm bürosuna uğramak oldu. Elime sadece bir Safranbolu haritası tutuşturuldu o kadar. Çalışanların ilgisizliğini görünce, en iyisi bir yerde oturup çay söyler, haritayı incelerim diye düşündüm.

safranolu-carsi

Çevreme bakınırken bankın üzerinde çevreyi umursamazca oturan bir kedi ilgimi çekti. Bir fotoğraf çekerek, yakında gördüğüm Köprülü Mehmet Paşa Camii’ye doğru yöneldim.

koprulu-mehmet-pasa-cami

Köprülü Mehmet Paşa Camii

Camii’yi ve bahçesinde bulunan güneş saatini inceledikten sonra cami behçesinden Arasta çarşısına açılan kapıdan geçtim.

carsi-kapisi

Kapıdan geçtiğimde karşıma çıkan Arasta Çarşısı ve Kahvesi beni büyülemişti.

arasta-carsi

350 yıllık bir kahvehane, Mehmet Yaşin “Yol üstü lezzet durakları” belgeselinde bu kahveye mutlaka uğramanızı ve meşe kömüründe yapılan türk kahvesini tatmanızı öneriyor. Kahvede yapılan sunumlar harika, uğradığınızda bana hak vereceksiniz.

Boncuk Kahvede mola veriyor, çay ile börek siparişi veriyorum. Bu kahvede çalışan Mustafa ile tanışıyorum, kendisi bana Safranbolu hakkında detaylı bilgi veriyor, sorularımı yanıtlıyor. Anlıyorum ki Safranbolu bir güne sığdıralabilecek gibi değil, bir gece burda konaklayacağım.

safranbolu-cay

Bu güleryüzlü kahve çalışanlarına yardımları için çok teşekkür ediyorum. Safranbolu’ya uğradığınızda bence ilk durağınız burası olmalı. Safranbolu gezi noktaları büroşürlerini ve haritasını bu kahvede bulabilirsiniz. Hatta Mustafa size bu konuda rehberlik edebilir.

safranbolu-sokaklari

Dar taş sokaklardan geçerken Safranbolu evlerini inceliyor, tepede bulunan Kent Tarihi Müzesini görüyorum. Tepeye çıkıyorum, Kent Tarihi Müzesi binası önünde küçük fıskıyeli bir havuz bulunuyor. Müze binasının hemen arkasında ise cezaevi yer alıyor ama bugün kafeterya olarak hizmet veriyor. Kafetaryanın hemen yanında ise Safranbolu Saat Kulesi.

kent-tarihi-muzesi ve saat kulesi

Safranbolu Kent Tarihi Müzesi ve Saat Kulesi

Kent Tarihi Müzesini inceliyor arka bahçede bulunan kafeteryada iki bardak çay içtikten sonra Saat Kulesi’ne çıktım. Saat kulesinde İsmail amca ile yarım saat süren bir sohbetin ardından Safranbolu sokaklarına tekrar döndüm.

Hıdırlık tepesine de tırmanmak ve buradan Safranboluyu gözlemlemek istiyorum.. Sokaklardan geçerken sağlı sollu gördüğüm tarihi evleri, köprüleri inceliyorum. Safranbolu çok farklı bir coğrafyada bulunuyor. Düzlük, tepelik, kanyon, vadi, dere hepsi bir arada.

hidirlik-tepesi

Hıdırlık Tepesinde Safranbolu evlerini ve çarşıyı detaylı görebiliyor ve fotoğraflıyorum.

safranbolu-manzara

Tepenin hemen karşısına baktığınızda Safranbolu halkının para toplayarak satın aldığı ve orduya hediye ettiği Zafranbolu uçağını görebiliyorsunuz.

zafranbolu-ucagi

Hıdırlık tepesinden aşağıya iniyor çarşı içinde yer alan Kaymakamlar Evi Müzesine yöneliyorum.

 

kaymakamlar-muze-evi

Kaymakamlar Müze Evi

Fotoğraf makinemde kullandığım piller tükendiği için cep telefonum devreye giriyor.  Müze bahçesinde yer alan kafeteryayı işleten Osman abi çıkıyor karşıma. Kafeteryada Safran Çayı ve Safrabolu’ya ait Bağlar gazozunu tadıyorum. Osman abi ile uzun bir muhabbet ediyoruz. Burdan sonra Kileciler Müze evine gitmek istediğimi söylüyorum ancak oranın kapalı olduğunu belirtiyor.

Müzeden çıkarak çarşı içinde sokaklarda rastgele dolaşıyorum karşıma duvarında büyük bir taş işlemeli çeşmeye sahip olan büyük bir konak ve hemen karşısında kapalı olan Kileciler konağı beliriyor.

cesme

Kileciler Konağı
Kileciler Konağı

 

Çarşı etrafında ayrıca yıkılmaya yüz tutmuş eski yapılarda göze çarpıyor. Umarım bunlarda kısa zaman içerisinde onarılarak turizme kazandırılır.

izzet-mehmet-pasa-camii

Bisikletim ile biraz aşağı inip başka bir sokağa girdiğimde İzzet Mehmet Paşa Camisini görüyorum. Aynı zamanda cami içerisinden merdivenler ile Dermirciler Çarşısı ve Akçasu Kanyonu’na iniyorsunuz. İtiraf etmeliyim bu kanyon beni büyüledi. Üzerinde bulunduğunuz yer kanyondan akan sudan oldukça yüksekte. Akan suyun sesi ve kanyonun güzelliği anlatılamayacak derecede insanı etkiliyor.

demirciler

akcasu-kanyonuakcasu-kanyon

Kanyonu ve Demirciler çarşını inceledikten sonra son olarak Cinci Hoca Hanı gezmeye gidiyorum ve akşam karanlığı çöktüğü için ilk günü burada noktalıyorum.

cinci-hani

Akşam yemeği için Kadıoğlu Restoranı tercih ediyorum. Yöresel yemeklerden Safranbolu Bükmesi ve Ayran siparişi veriyorum. Meşhur Şehzade plavını bir sonraki ziyaretimde deneyeceğim. 🙂

Akşam saatlerinde Safranbolu sokaklarında bisikletim ile tur atıyorum. Arasta çarşısı içerisinde yer alan tarihi Boncuk Kahve tekrar dönüyor ve meşe közünde demlenen kahvemi yudumladıktan sonra yatmak üzere konaklayacağım pansiyona gidiyorum. Oda içerisinde soba veya kalorifer olmadığı için kendimi çadırda uyuyormuş gibi hissettim. Bir önceki akşam gezi heyecanı ile uyumadığım için soğuk odayı pek umursamadan öğlen saat 10’a kadar uyudum.

İlk gün Tarihi Çarşı’yı ve çevresinde bulunan tarihi yapıları gezdim. İkinci gün Safranbolu’nun yukarısında yer alan Mencili (Bulak) Mağarası’na, İncekaya Su Kemeri ve Tokatlı Kanyonu’nu gezeceğim.

Safranbolu’da yaptığınız konaklamalarda size Cinci Hoca Hanı’nda kalmanızı öneririm. Bu tarihi handa tek kişi 55 lira, çift kişi 100 lira, üç kişi konaklamalar da ise 120 lira fiyat isteniyor. Çevrede bulunan konak pansiyonlarda kalmak isterseniz pazarlık yapmalısınız. Bu pansiyonlarda yapacağınız pazarlık ile geceliği 25, 30 liradan kalabilirsiniz.

Bir sonraki gezimde konaklamak için bu hanı tercih edeceğim.

“Safranbolu Gezisi 1. Gün” üzerine 4 yorum.

  1. Güzel bir aktivite olmuş. Tebrikler . Ancak gezilerimizde bir çok ülkede ki turizm bürolarının ilgisini düşündükçe safranbolu gibi bir yerde ki turizm bürosunun ilgisizliği dahası haritada bile yanlış yerde işaretlenmesine müdahale edilmemiş olması gerçekten üzücü..

    Bol geziler!..

  2. merhaba..
    gezi yazıları merakımdan dolayı başlamak istediğim “gezi yazısı okuma” aktiviteme ilk sizden başlamış oldum..özellikle fotoğraflarla desteklemeniz çok memnun etti beni..teşekkürler..devamını bekliyoruz..başarılar

  3. Geri bildirim: Safranbolu Gezimiz Üzerine « Bonibon l "Hayata dair bonibon.ca tepkiler!"

  4. Geri bildirim: Safranbolu – Tatil Yeri, Tatil Yerleri

Bir Cevap Yazın