Safranbolu Gezisi 2. Gün

İlk gün Tarihi Çarşı’yı ve çevresinde bulunan tarihi yapıları inceledim. İkinci gün Safranbolu’nun yukarısında yer alan Mencilis (Bulak) Mağarası, İncekaya Su Kemeri ve Tokatlı Kanyonu’nu gezeceğim.

Uyanarak konağın alt katında bulunan sobada biraz ısındıktan sonra kahvaltı yapmak için çarşıya uğradım. Kahvaltının ardından çarşıda kısa bir tur attım. Ayrılmadan önce Mustafa beni son yemenici ustası ile tanıştırdı. Usta ile biraz muhabbet ettikten sonra vedalaştım. Bisikletimi alarak yeni çarşıya tırmanmaya başladım.

Ayrıca belirtmem gerekir buranın insanı çok sıcakkanlı ve güleryüzlü. Safranbolu bir turizm beldesi haline gelmesine rağmen insanı hiç değişmemiş. Herşeyi ile birlikte tam bir örnek Anadolu ilçesi.

Yeni çarşıda karşılaştığım insanlara mağara ve su kemerine nasıl gideceğimi sordum, yol tarifi aldım. Tam bu sırada yanımızdan geçen bir araba hemen önümde durdu. Araba ile geçerken beni görüp, inerek yanıma yaklaşan ve kendini tanıtan “Ömer Kabul” Safranbolu’da bisiklet turları düzenleyen bir bisikletseverdi. Böyle bir karşılaşma benim için sürpriz oldu.

omer-kabul
Ömer Kabul

 

Kendisi buralıydı, bisiklet camiasında tanımadığı yoktu. Gün içerisinde tura çıkanlar olduğunu da belirtti. Gideceğim güzergah hakkında kendisine bilgi verdim ve bana yol tarifi hakkında yardımcı oldu. Ayaküstü biraz sohbet ettikten sonra ayrıldık.

Mağaralara ulaşmak için önümde bir kaç kilometre daha kaldığını öğrendim. Yeni çarşıdan çıkıp uzaklaştıkça yeniden tarihi yapılar heybeti ile birlikte karşımda belirmeye başladı.

sari-konak

tarihi-evler

eski-ev

Kırsal kesime girdikten sonra bir kaç kilometre daha ilerledikten sonra mağaraya ulaştım.

mencilis-bulak-magarasi

Mağaranın o an bile onlarca ziyaretçisi vardı. Işıklandırma ile birlikte mağaranın yaklaşık 100m. bölümünü gezebildim. İlerisinde bulunan ışıklandırma çalışmıyordu, karanlık ve yürüyüş platformunun biraz yüksekte olması gözümü korkutmuştu. Mağara içi sıcaklığı iyi derecede , havası oldukça nemliydi. Yoğun sarkıtların ve dikitlerin yer aldığı bölgeler bulunuyor, kimi yerlerde aşırı derece damlayan sular garip bir eko oluşturuyordu.

mencilis-ilk

mencili-magara

sarkitler

karanlik-magara

Mağara çıkışında bir çay içip, işletmeci arkadaş ile kısa bir sohbetin ardından yola tekrar düştüm. İlçe merkesine girmeden kestirme yoldan İncekaya Su Kemeri bölgesine doğru yöneldim. Yön tabelalarını izlerken önüme ilk çıkan 2 hafta önce açılışı yapılan Kristal Teras ile karşılaştım.

kristal-teras

80 metre yükseklite,11 metre uzunluğunda, 75 ton ağırlığı kaldırabilen 100 metrekarelik terastan manzarayı seyredaldım. Tokatlı kanyonu olabildiğince ayaklarımın altında uzanıyordu.

tokatli-kanyonu

Kristal Teras cafesinde bir çay molası verdikten sonra biraz ileride yer alan İncekaya Su Kemeri ve Tokatlı Kanyonuna doğru yöneldim.

icekaya-su-kemeri

İncekaya Su Kemeri karşımda duruyor, Tokatlı Kanyonu girişi ise su kemerinin hemen yanında bulunuyor. Kanyonu takip ettiğimde eski çarşıya ulaşağımı söylediler. Bisiklet ile kanyona giriş yapacak, eski çarşıya ulaşacak buradan ise yeni çarşıya tırmanacak ve otogara gidecektim ama öyle olmadı. Kanyon çıkışında beni bir sürpriz bekliyordu.

konyon-girisi

Kanyona bisikletim ile giriş yaptım ve bisikleti elime alarak merdivenleri inmeye başladım.

kanyon

kanyonda

Kanyon içinde cafe ve dinlenme tesisi bulunuyor. Zamanım az kaldığı ve otobüse ulaşmam gerektiği için direk kanyona dalıyorum.

tesisler

Kanyon içerisin karşıma çıkan bir koyun hiç gözünü ayırmadan dikkatlice beni izliyor.

koyun

Kanyonun ortasından çıkışına kadar uzun yol tamamen sessiz, doğa ile başbaşasınız. Otobüs kalkış saatine yaklaşık 3 saat var. Arazide bisiklet sürdüğüm için tekerimin patlamaması ve bir aksilik çıkmaması için dua ediyorum. Patikadan hızla ilerliyorum. Akan dere ve  tekerlerimin altında ezilen çalı çırpının sesi birbirine karışıyor.

arazi

kopru

Kanyon sonunda karşımda üzerinden yol geçen bir köprü çıkıyor. Köprüye doğru çıkıyorum ve köprüden gelenleri görünce gözlerime inanamıyorum. Ömer abinin behsettiği turlayan arkadaşlar. Emre Yılmaz ve Neşet Kaygısız ile tanışıyoruz hemen. Ömer abi bu arkadaşlara telefon ile benim gezimden haberdar etmiş. Bu karşılaşma çok güzel bir sürpriz oldu.

bisiklet-tur

Ve gezimi burada noktaladırmış oldum. Arkadaşlar ile bir kafede oturup sohbet etme imkanı bulabildim. Her hafta düzenledikleri turlardan konuştuk. Turlarda çekmiş olduğu fotoğrafları ve anlattıkları tur hikayerlerini dinleyince ne kadar şanslı olduklarını düşündüm. Çok güzel bir çoğrafyada yaşıyorlar ve her hafta birbirinden eğlenceli tura imza atıyor olmalılar.

Ankara’ya yakın olması, çok değişik bir coğrfyada yer alması, doğal güzellikleri, halkı, tarihi mirası ve daha bir çok sayamıyacağım güzellik. Safranbolu artık sık uğrak mekanlarımdan biri olacak.

 

 

Bir Cevap Yazın